Kategoriler
Sosyoloji

Din ve Siyasal Kültür

Toplumun kültür sistemi içinde yer alan ve az gelişmiş toplumlarda, farklılaşmamış sosyal yapı nedeni ile tek yaygın değer durumunda bulunan din, kuşkusuz, gelişmiş toplumlara nazaran insan yaşantısına yöıı veren en büyük etkenlerden biri olacaktır.

Bunun en büyük nedeni, gelişmiş toplumlarda kişinin sadakatini ve inancını yönelteceği çok sayıda değişik kurumların, farklılaşmama nedeniyle az gelişmiş toplumlarda bulunmamasıdır. Böyle bir ortamda kişi bağlılık hislerini tatmin ve aynı zamanda koruyucu bir güce sığınmak için dinden başka kapsamlı bir sistem bulamayacaktır. Bu, özellikle, bir hukuk ve ekonomi sistemini içeren islâm dininde böyle olmaktadır.

Küçük yaşlarda, anne ve babayı, her şeyi yapmaya kadir bir güç olarak gören çocuk, bu alışkanlığını ileri yaşlarda da sürdürecek, ancak bu ihtiyacını geleneksel toplumun yalın kat yapısında, yalnızca dinde gidermek olasılığını bulacaktır. Ayrıca çocuğun küçüklükten beri gördüğü ve tanıdığı çevre ve ailesinden aldığı görgü ve eğitim, gene farklılaşmamış bir yapının sonucu dinsel ve kaderci bir eğilim taşıdığı için, çocuğun sosyalizasyon süreci dinsel bir özdeşleme ile başlıyacaktır. Ailenin, çocuğun üzerinde siyasal eğilim, davranış benzerliği ve değerler konusunda çok etkili olduğunu ispatlayan sayısız araştırma ve yapıt bulunmaktadır. Bu anlamda, dinsel inançların egemen olduğu toplumlarda, özellikle dinin hayatın her safhasını kapsadığı islam toplumlarında, çocuğun aileden ve çevreden edindiği dini bilgi ve görgülerin kendisini ileriki yıllarda ne yönde etkileyeceği açıktır. Çocuk, ilerde, kimlik sorununu çözümlerken durgun, statik bir sosyal yapının da yardımıyla, herkes gibi olmaya karar verecek, babasına ve çevresine benzemeye çalışarak onlar gibi saygıdeğer bir mümin olmaya yönelecektir.

Fakat ihtisaslaşmanın ve işbölümünün yarattığı farklılaşmış bir toplumda kişi bağlanacak başka kurumlar ve değerler bulacağından din artık etkili bir sosyalizasyon aracı olmaktan çıkacaktır.

Sosyo ekonomik gelişme ile değişen çevre, toplumda bir kültür değişimi de1 sağlayacak ve yeni kültürle birlikte gelişen yeni değerler, toplumu, o değerlerin zorunlu kıldığı düzeye itecektir. Toplumla kültür arasındaki bu karşılıklı etkileşme, gelişim nedeni ile farklılaşıp çok boyutlu hale geldikçe, geleneksel niteliğini kaybedecek, geleneksel değerler yerlerini giderek modern teknolojinin etkilediği çağdaş değerlere terkedeceklerdir.

Siyasal kültürün tahlili bizi, daha önce de belirttiğimiz gibi, siyasal sosyalizasyona, yani siyasal kültürün kuşaktan kuşağa, geçişine ve siyasal kültürü değiştiren etkenlere götürür. Ayrıca siyasal kültür bizi bir ulusun siyasal tarihine de götürür ki burada toplumsal olayların hatırasının siyasal davranışı nasıl etkilediğini görürüz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir