Dil ve Dildeki Değişim

Yazma - Edebiyat

Dil, iletişim vasıtaları arasında etkin bir taşıyıcıdır. Dili kalıcı kılan ise yazılı anlatımdır. İyi bir yazılı anlatım da ancak dilin doğru kullanılmasıyla mümkündür. Bu, inşaat malzemesi yığınından bir bina yapmaya benzer. Edebiyatın temel malzemesi dildir. Bu malzeme belli bir plan doğrultusunda ve bir hesaba dayalı olarak gerektiği yerlerde kullanılırsa ortaya bir sanat eseri çıkabilir. İnsan … Devamını oku…

Türklerde Sözlükçülük

Türklerde Sözlükçülük

Türk dilinin ilk sözlüğü, Kâşgarlı Mahmud’un yazdığı Divanü Lügâti’t-Türk’tür. Türk topluluklarının dili, edebiyatı, yaşayışı ve âdetleri üzerine yirmi yıla yakın malzeme topladıktan sonra Bağdat’a gelen Kâşgarlı, 1072 yılında yazmaya başladığı eserini 1074 yılında tamamlayarak Halife Muktedî Biemrillah’a sunmuştur. Divanü Lügâti’t-Türk, bütün Türk illerini ve dillerini kapsayan, bin yıl öncesinin Türk toplulukları hakkında önemli bilgiler içeren … Devamını oku…

Dil ve Zaman

Dil ve Zaman

(…) Dil, olmuş bitmiş, sona ermiş, son şeklini almış, belli bir kalıba dökülmüş ve donmuş bir varlık değildir. O, kuralları içinde, başlangıçtan beri, kesintisiz bir şekilde devam etmiş, bu devamlılık içinde, kendini yenileyerek bazı değişikliklere uğramıştır. Dilde durmak bilmeyen bir hareketlilik vardır. Bu hareketlilik sayesinde dil, toplum ihtiyaçlarına göre kendini daima yenilemiş ve değiştirmiştir. Bunu … Devamını oku…

Edebiyat ile Psikoloji Arasındaki İlişki

Edebiyat ile Psikolojinin İlişkisi

Edebiyat ve psikolojinin bir bilim dalı olarak birbirine yakınlık ve uzaklığıyla ilişkilerinin ele alınması tarihi çok uzaklara dayanmaz. Edebi eserde yer alan insan psikolojisinin tarihini belirleme imkanı zaten yoktur. Bir bilim olarak psikoloji ortaya çıkmadan önce de sanatçı duyarlılığı ve sezgisi edebi eser öznesi olarak psikolojiyi üstü örtük yahut büsbütün belirgin olarak kullanıyordu. Ancak bunun … Devamını oku…